Duyuru

Çökme
Henüz duyuru yok.

Nicheçiler İle Designercılar - Niche Parfüm ile Designer Parfüm

Çökme
X
 
  • Filtrele
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Temizle
Yeni Mesajlar

  • Nicheçiler İle Designercılar - Niche Parfüm ile Designer Parfüm

    Daha önce eski forumda yazmış olduğum bir yazı

    Biliyorum herkes bu sevdaya ilk designerlar ile başlar daha sonradan çitayı yükseltip nishlere giriş yapar ve bir dahada ordan çıkamaz. Nish parfümleri kullananlar designer kokuları artık alt kategori görür ve çok fazla yanaşmaz. Designercilerında nishlere karşı bir mesafesi olur çoğu zaman o kadar parayı bir parfüme vereceğine bir kaçtane daha designer alıp koleksiyonuna katabilir.

    Designercilara göre genel beğeni herşeyden önemlidir bir parfüme binlerce lira veripte etraftan gelen öff ne sıktın iğrenç kelimesi onlar için sonun başlangıcıdır ve ilk nish denemesi muhtemelen bu şekilde son bulmuş ve güvenilir liman designer kokularına geri dönmüştür.

    Nish kullanan için ise durum tam tersidir o farklılık ister nüans ister ve o içindeki harmanı saymak ister. Etraftan gelen öff bu ne iğrenç bir koku denmesi onu hiç ama hiç ilgilendirmez. O kullandığı parfümü başkası için değil kendisi için sıkmıştır.

    Peki nishler bu kadar yüksek paraları hakediyormu. Geriye dönüp baktığınızda designerlardan aldığınız o keyfi size nishler veriyormu. Gerçekten o yüksek tutarları hakediyormu. Basit bir designerin sizin üstünüzdeki binlerce liralık kokudan daha çok beğenilmesi sizi kızdırmıyormu.

    En büyük yanlış algılardan biri ise nishlerin designerlara göre daha kalıcı ve farkedilir sanılması. Kesinlikle bu şekilde bir durum yok o kadar para verip kokunun teninizde 1 saat sonra kaybolması veya parfümüm nasıl kokuyor dediğinizde sorduğunuz kişinin iyice teninize yapışıp koklamaya çalışması ve bişey kokmuyorki demesi gerçekten kötü bir durum oluyor. Bu yaptığım kesinlikle genelleme değil aynı designerlarda olduğu gibi performans canavarı nishler olduğu gibi çok sönük nishlerde var. Yani çok para verdiniz diye çok kokacak kaidesi yok.

    Ulaşılabilirlik açısından Designerlar her zaman heryerde ulaşılabilen kokulardır. Bu yüzden nishçi,ler tarafından değersizlerdir. Nishçilere göre bir parfüme ne kadar zor ulaşılıyorsa parfüm o kadar değerlidir. Nishçiler için en değerli designer her zaman üretimden kalkmış designerdır. O kokular hala üretimde olsa yüzüne kimse bakmaz. Çünkü kolay ulaşılabilir. Ama şöyle bir durumda söz konusu olur o ulaşılması güç parfümlere ulaşana kadar taklalar atan nishçi parfüme ulaştıktan sonra o parfüm onun gözünde artık sıradanlaşır ve diğer şişelerinin yanında yer alır.

    Şimdi yukarısını okuduğunuzda herkesin yüzünde ufakta olsa bir tebessüm bırakabildiysem ne mutlu bana. Çünkü orda herkesten birşeyler mutlaka var olduğuna eminim. Çünkü bende bir nishçiyim ve bu özeleştirimdir


  • #2
    Çok güzel özetlenmiş
    estefanyen

    Yorum


    • #3
      Altug hocam elinize saglık güzel açıklama olmuş ben nişciyim ve desingerde kullanıyorum, bazı niş parfümler için dediğiniz gibi burun kıvıran dostlarım var ama benim için o kokunun içindeki harmanlanan notaların ayrılığı doğallığı mesala pdm godolphin ve tuscan leatherdaki derinin kalitesini hissetmek daha bi hoş benim için ilk niş kokladımda kokunun ne kadar kaliteli olduğu idi sanki desigerler eskimiş hurda kaliteli olmayan bir araba hepsi için degil tabi, niş ise eski model amerikan arabaları gibi, yada çok lüks bir araba gibi


      Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
      Her Kalp İçindeki Çiçeğin Kokusunu Verir.

      Yorum


      • #4
        genelemek zor gibi bence... çook niche parfum var designerlar kadar genel beğeniye oynayan o kadar kalitesi olmayan.bazı designerlarda çoğu nicheden daha zor olabiliyo kullancıda değişiyor ondan

        niche kullananlarda designer seçenlerde kendi içerisinde ayrılır bence..ben eski nicheciydim şimdi bana o kadar para vermek mantıksız geliyo indie ve vintagecıyım artık..
        Son Düzenleme bugiardi; 28-07-18, 17:48. Tarafından yapıldı.

        Yorum


        • #5
          Katılmadıklarım:

          1) "Basit bir designerin sizin üstünüzdeki binlerce liralık kokudan daha çok beğenilmesi sizi kızdırmıyor mu?"

          Hayır, ben o parfümü beğeniyorsam başkasının bir ana akım parfümü daha çok beğenmesi beni tabi ki kızdırmıyor. Bir önceki paragrafta parfümü başkası için değil kendisi için kullandığı belirtilen kişi böyle bir şeyi neden umursasın ki? Her niş parfüm yüksek fiyat etiketini hak etmiyor elbette tıpkı her ana akım parfümün de fiyatını hak etmeyebileceği gibi... Ayrıca uygun fiyatına oranla çok iyi denebilecek ana akım parfümler de var, niş parfümler de... Bu ayrı bir konu, şucu bucu olmakla bir ilgisi yok...

          2) "Ulaşılabilirlik açısından Designerlar her zaman heryerde ulaşılabilen kokulardır. Bu yüzden nishçi,ler tarafından değersizlerdir. Nishçilere göre bir parfüme ne kadar zor ulaşılıyorsa parfüm o kadar değerlidir. Nishçiler için en değerli designer her zaman üretimden kalkmış designerdır. O kokular hala üretimde olsa yüzüne kimse bakmaz. Çünkü kolay ulaşılabilir. Ama şöyle bir durumda söz konusu olur o ulaşılması güç parfümlere ulaşana kadar taklalar atan nishçi parfüme ulaştıktan sonra o parfüm onun gözünde artık sıradanlaşır ve diğer şişelerinin yanında yer alır."

          Hiç katılmıyorum ya da en azından benim için hiçbir zaman böyle olmadı. İster ana akım olsun ister niş olsun, parfümün değeri ulaşılabilir olup olmamasına göre değil koku profiline, malzeme kalitesine, yaratıcılığına, özgünlüğüne, vs göre oluşur. Ulaşınca gözümde sıradanlaşan bir parfümüm yok, olsaydı parfüm meraklısı değil tüketim bağımlısı olmuş olurdum ve bu yönümü düzeltmek için ne yapmam gerektiğini araştırırdım. Kılı kırk yarıp, deneye deneye seçmişim ve şişesini almaya karar vermişim, neden sıradanlaşsın? Geri zekalı mıyım ben? Beğeniler zamanla değişebilir ama bunun parfüme ulaşınca sıradanlaşmayla bir ilgisi yok... Üretimden kalkmış birçok parfümü de 70' sonlarından itibaren piyasaya çıktıkları dönemde kullanmış biri olarak çoğunu bugün için pek kullanılabilir bulmuyorum. Kendi dönemlerinin şahane parfümleri olduğuna şüphe yok ama halen kullanılabilir gördüğüm bir ikisi dışında şu an için onlara şişeli sahip olma gibi bir isteğim hiç olmadı. Parfüm tarihine imzasını atmış, iz bırakmış olanlardan bilmediklerimiyse dekant olarak edinip koku deneyimime eklemek benim için yeterli.

          Ekleyeceklerim:

          Bir parfümün fiyatı onun ne kadar iyi bir parfüm olduğunu göstermez. Kaliteli malzemenin, üzerinde çok emek harcanmış bir formülün maliyeti elbette yükselecek ama her fiyatı yüksek parfüm daha güzel olacak gibi bir doğru orantı yok. Bu noktada işin içine çok fazla kandırmaca giriyor. Özellikle son yıllarda astronomik fiyatlarla satılan, risk almadan genel beğeniye oynayan, niş parfüm taklidi yapıp aslında ana akım parfüm mantığıyla üretilen, yanar dönerli şişe-kapak-kutu gibi unsurlarla göz boyayan, çok da derinliği olmayan blogger tayfasının hype haline getirmesi sağlanan, bol P/R desteği ve pazarlama imkanını arkasına alan işler giderek artıyor. Bunlar niş parfüm kavramının içini boşaltıyor maalesef.

          Yorum


          • bugiardi
            bugiardi Yorumladı
            Yorumu düzenleme
            demek istediğim ama türkçemin yetmediği şeyleri demişsiniz elinize sağlık

        • #6
          Şu da var, parfümler havada çok daha basit kokuyor.
          Yani belli bir kaç notayı yüzeysel olarak tadabiliyorsunuz, yakından koklamanız lazım ki o kaliteli harmanın tadını alabilesiniz.
          Ne yazık ki çevrenizdeki insanlar dibinize kadar girmeyecek ve dolayısıyla çoğunlukla yanlarından geçip giderken ardınızda kalan kokuyu alacaklar.
          Yani bilmem kaç bin lira verip aldığınız o parfümün içindeki balina kusmuğu hiç fark edilmeyebilir.

          Ben insanları etkilemek için parfüm kullanıyorum, parfümün sanatsal tarafı falan beni ilgilendirmiyor.
          İnsanlar ne sever diye bakıyorum bir parfümü alırken. Koku konusunda ortalamadan şaşmamakta fayda var.

          Yorum


          • #7
            Herkesle aynı kokma meselesine de el atıyorum.
            Parfüm sıkan insan yok memlekette.
            Ele ayağa düştü denilen parfümlere bile hiç denk gelmiyorum.

            Yorum


            • #8
              Çok genellemişsin Altuğ hocam .

              Niş işlere olan ilgi malesef piyasayı designerlardan beter yaptı, kendi içlerindeki ana akım güzel birkaç örneği kopyalamanın dışında, özgün iş yapan niş firma sayısı elin parmaklarını geçmez. Açık parfüm zihniyeti ile niş görünümlü markalar oluşmaya başladı. Pahalı veya ucuz farklı segmentlerde yerler belirlediler kendilerine..

              Öff ne kokuyorsun bu ne tepkisine her zaman kızılır çünkü adam veya kadın aftershave, veya basit bir kolonya, deoroll, body mist vs bile kullanmıyor ve yorum yapıyorsa kusura bakmasın, gömerim o insanı orada . yanqoue doğru demiş, oo herkeste var le male, veya rochas vs. muhabbeti falan oluyor da kimse orjinal ürün kullanmıyor ki, bariz ucuz kopya kokular geliyor burnunuza, Avm'lerde vs. Black Orchid'i üzerine boca eden kadın-erkeklerin %95'inin sahte ürün kullandıklarını söyleyebilirim.

              Şimdi niş var niş var olduğu gibi, designerlarda da çok başarılı işler var hakikaten. Atıyorum bi Euphoria Man Intense gibi Calvin Kleinları, Only The Brave Tattoo gibi Dieselleri, Versace Eros gibi parfümlere şahane deyip savunan kişilerin amatör olduğuna şüphe yok, e o zaman o kişilerle tartışmaya değmez. Ama bir Dior homme, DHI, Fahrenheit veya Prada'nın Amber'i ve diğer sabunsu misler parfümleri gibi kokuları bulmak da zor. Niş vs designer'dan öte parfümün kendisiyle de ilgili bir durum söz konusu bence.

              Nişlerin daha görkemli kutu ve şişeleri, farklı pazarlamaları ve Harvey Nichols vs. lüks yerlerde satılması da kokusu kadar gözümüzü boyayan ve doygunluk algısı yaratan bir durum. Ama yine de Amoauge Amouage'dir, Creed ise Creed, bu liste de yukarısı gibi uzar gider .

              Tereyağlı iskender mi güzeldir, T-bone steak mi gibi bir tartışma bu.. İkisi de güzel, ikisi de yenir ..

              Yorum


              • #9
                Medea üstada katılmakla birlikte naçizane sadece "sahip olduktan sonra değersizleşme" noktasındaki düşüncemi aktarayım.
                ​​​
                Ben maddi olarak hiçbir parfüme kolay ulaşamadığım için ne nişçiyim ne de ana akımcı.
                Kimi çok çalışır, kazanır, her istediğine ulaşır, kimi çok çalışır ama her istediğine kolay ulaşamaz. Sadece parfümde değil her şeyde böyledir. Yapacak bi' şey yok. Hayat.

                Bu durum önceleri sıkıntı veriyordu, sonradan parfümlere olan heyecanımı ateşlemesini sağladım. Oturup sıkıntı yapmak yerine bakış açımı değiştirdim.

                Split partilerine katılamadığım için az dert yanmadım kendi kendime. Tokat gibi bi' hobi bu dostlar. Hemen sahip olma dürtüsünün, bi' an evvel ulaşma hırsının fakat bu gerçekleşmeyince anlamsızca çocuk gibi öfke patlamalarına düşme durumunun yerini beklemek, hayal etmek, zihninde kokuyu canlandırmak, istemek, araştırmak ve imkan olunca da edinmek aldı.

                Bunun bana öğrettiği en güzel şey, LIDGE zamanında ulaşılması zor bi' kokuydu. Ulaştım ve hala ilk günkü kadar heyecanlıyım.
                Uzun zaman önce yaptığım denenecekler listesi yakın zamanda bitti. Hepsine ulaştım ve koklayabildiğim için hala heyecan duyuyorum.

                ​​​​Sonuç itibariyle dert etmiyorum artık istediğim bi' parfüme ulaşamamayı. Şuan sahip olamamak, ilerde sahip olma heyecanımı ve sahip olduktan sonraki oluşacak değerini şimdiden katlıyor.

                Benimkisi de böyle bi' hikaye işte.

                Züğürt tesellisi mi?
                Bence bakış açınızı değiştirirseniz "en güzel aşk zor olanmış" ana fikrini aradan cımbızla çekebilirsiniz.
                - Stop the car...
                - What ?!
                - Stop the fuckin' car!

                Yorum


                • Medea
                  Medea Yorumladı
                  Yorumu düzenleme
                  Ben hiç koklamadım onu. Luca Turin 1 yıldız verip "horrid floral" demiş. Unutmazsam bi ara koklarım aşkını

                • Minty
                  Minty Yorumladı
                  Yorumu düzenleme
                  Luca Turin'in kendisi horrid :-)))) Medea

                • Medea
                  Medea Yorumladı
                  Yorumu düzenleme
                  Luca Turin'i de hiç koklamadım, bişi diyemiyorum o yüzden

              • #10
                Dolabıma baktığımda, parfümlerimin yarısı niche / yarısı designer.. Doğru seçim yapılırsa, (dogru burun, kaliteli içerikler v.s.) bir designer benim için elimdeki niche'ten cok daha değerli olabilir.
                Hala çok başarılı designer parfümler olduğunu düşünüyorum, öte yandan niche parfümlerin (ama gerçekten niche parfümlerin!!) o büyülü dünyası bambaşka, bunu da kabul ediyorum, belki bir marketing tuzağına düşüyorum.. Ama böyle bir hissiyat ta mevcut bende..

                Yine öte yandan, gül/oud kombinasyonlu birbirinin kopyası parfümler üreten birçok sözde niche parfüm üreticilerinin yanında, Prada Amber Intense (kadın versiyonu) gibi, Bottega Veneta EDP (kadın versiyonu) gibi, Hermes Elixir des Merveilles gibi bir niche parfüm tarzında "farklı" ve "cesurca" ortaya çıkarılmış, genel beğeni yerine deneyselliğe gidilip, risk alınmış birçok designer parfüm örneği verebilirim.

                Sonuç olarak, bir niche parfüm gerçekten hakını veriyorsa "niche parfümcüyüm" - bir designer parfüm de gerçekten kaliteli içeriklerle yapılmış, arkasında usta bir burun ve sıradışı olmaktan da kaçmamışsa "designercıyım" :-)))))

                Yorum

                İşleniyor...
                X