Announcement

Collapse
No announcement yet.

LOLA - Marc Jacobs

Collapse
X
 
  • Filter
  • Time
  • Show
Clear All
new posts

  • LOLA - Marc Jacobs

    Marc Jacobs bir dönemler, en sevdiğim designer markalardan biriydi. 2001'de çıkan Marc Jacobs Edp, muhteşem bir gardenya temalı parfümdü. 2004'te Blush adında, yaseminin muhteşem bir şekilde kullanıldığı, kendine özel fanları olan bir koku çıkarmışlardı. 2007'de Daisy ile büyük başarı yakaladılar, birçok parfüm Daisy'den ilham aldı.. Peşinden 2009'da Lola çıktı, beğeneni çoktu (ben dahil). 2008 öncesi "splash collection" adı altında çıkardıkları kolonyaları nefisti..

    Sonra marka gerçekten raydan çıktı. Sadece tek bir örnek markanın şu anda nasıl kendi kendini yok ettiğini anlatmama yeter sanırım: Piyasada ilk çıkan Daisy'den sonra, 36 adet Daisy flankeri üretildi. Evet, tam 36 adet!! Flanker çıkarıp, sonra flankera da flanker çıkararak rekorlara koşmuşlar.

    Yani artık, beğenilecek birşey üretmiyor, adeta vücut spreyi konsantrasyonunda parfüm denemeyecek şeyler piyasaya sürüyorlar. Ben de eski güzel kokularını hatırlayıp iç geçiriyorum.

    Bugün size tanıtmak istediğim kokuları "LOLA"

    Parfümün şişesi çok eğlenceli gelmişti, kocaman bir plastik kapağı var, evet bu plastik kapak buram buram kalite kokmuyordu ama bir şekilde avam olmaktan uzak, eğlenceli bir hava veriyordu. Mor renkli şişe de cabası.

    Gelelim notalara: Pembe biber, kırmızı greyfurt, armut, şakayık, geranium, gül, vanilya, kremsi misk, tonka.
    2009'da yaratılan bu konunun ardındaki burunlar Calice Becker, Yann Vasnier ve Ann Gottlieb.

    Parfümde tüm notaların oldukça dengeli bir şekilde kullanıldığını söylerek başlamam gerekiyor. Evet, pembe biber var ama geniz yakmıyor, greyfurt var ama acımsılık çarpmıyor yüzünüze, sadece parfüme freshlik katıyor. Gül ve vanilya, tonkayı da yanlarına alıp, harika bir aroma veriyorlar. Çok sevdiğim gül reçeline benzer bir aroma. Ama koku o kadar tatlı değil. Armuttan gelen meyvemsilik de hissediliyor ama bu sulu bir meyvemsilik değil.

    Koku tende oturdukça, çok keyif veren bir hale dönüşüyor. Çok yönlü bir koku. Bazen burnuma vanilya geliyor, bazen çok güzel kullanılmış bir gül, bazen gerçekten kremsi havada olan misk ve tonka birleşimi. Bazen de bu tüm saydıklarımın ayırt edilemeyen ama bir araya gelince ortaya çıkarttıkları nefis aroma geliyor. Burada burunlar ustalığını konuşturmuş diyebilirim rahatlıkla. Uğraşılmış bir koku olduğu hissiyatını çok net alıyorum. Öte yandan, kokunun kendine has, apayrı bir tarzı var, "şu tarzda bir koku" ya da "şu kokuya benziyor" diyemeyeceğim. Ama koku hem mutluluk verici, eğlenceli hem de oldukça kadınsı.

    Silaj: Tam puan
    Kalıcılık: Tam Puan

    Kullandığımda, "bu koku sana çok yakışıyor" diyen arkadaşlarıma da tam puan

    Keşke designerlar hala bu kadar kaliteli kokulara yatırım yapıyor olsalardı. Güle güle Lola, seni özleyeceğim.



    Click image for larger version  Name:	Ekran Resmi 2019-12-03 15.54.13.png Views:	0 Size:	150.6 KB ID:	144476Click image for larger version  Name:	Ekran Resmi 2019-12-03 15.53.57.png Views:	0 Size:	518.0 KB ID:	144477
Working...
X